Uyumsuz Leydi – Isobel Cooper (Kitap Yorumu)

 

 

Konusu itibariyle beni kendisine çeken bir kitaptı Uyumsuz Leydi.

Yarı çıplak bir kadın aniden çevresinde belirdiğinde, Simon Grenville’in şaşırmaya bile vakti kalmaz. Şeytani yaratıklar etrafını sarmıştır, ta ki güzel yabancı üzerindeki garip kıyafetlerden silahlarını çıkarıp onları öldürene kadar.

 

Joan, kötü ruhların kol gezdiği ve insanlığın yaşam mücadelesi verdiği zamanda yaşayan bir savaşçıdır. Bu geleceği engellemek, kötülüğü yayan büyücüyü öldürmek amacıyla iki yüz yıl geçmişe, Victoria Dönemi İngiltere’sine gönderilir. Hedefine ulaşmak için, Simon’ın ona topluma nasıl uyum sağlayacağını göstermesine ihtiyaç duyar. Hayatını balo salonlarında değil savaş alanlarında geçiren Joan’un önündeki tek mücadele dönemin katı kurallarını öğrenmek değildir, Simon’la aralarındaki çekime de karşı koymak zorundadır…

 

Konu bu. Kabul edin ilgi uyandırıyor.

Ancak beklentilerimi tam anlamıyla karşılamadı.

Tarihi romance okurum. Kontlar, Dükler, Düşesler, Markiler bilmemneler… Eski İngiltere Victoria dönemi, balo salonları, Londra sosyetesi vs. Bunlar bilmediğim bir alem değil yani benzer konularda pek çok kitap okudum.

Tarihin fantastikle iç içe geçtiği pek çok kitap var. Bu da öyle malum. Ancak eşsiz bir parça değil. Ya da çok iyi bir örnek.

Öncelikle… tamam, büyü var. Zamanda bir yolculuk da var, ayinler, şeytan çıkarmalar falan…

Ne desem bilemiyorum ama Uyumsuz Leydi beni tatmin etmedi işte. Yani kızın gelip adab-ı muaşeret öğrenmesi bir kere haftalar sürdü. Sanki gelecekte hiç görgü yokmuş gibi. Tamam, anlıyorum. Savaşçı bir dünya olmuş. Herkes eli silahlı falan ama oraya yollanmak üzere seçilmişsin, ölümcül bir görevdesin. Adamı kendi yolunla öldürürsün zaten. Yok baştan çıkarma planları, yok nasıl yaklaşacağı…

O zamanın teknolojisiyle senin geldiğin zamanın teknolojisi bir mi?

Bir de keskin nişancı olacak…

Simon yüzünden ölüm olmadan bir görev yürütmeye çalışıyorlar çünkü düşman eski bir arkadaşı.

Simon’ı da sevmedim pek.

Ay bilmiyorum ben baya sevemedim Uyumsuz Leydi’yi yani. Beklediğim tarzda bir kitap değildi. Belli yerlerde amacından da baya saptı.

Şu çekim olayı abartılmış. Simon baya başka yerleriyle düşünüyordu ama kız da aşağı kalır değildi. Simon’ı kardeşi naif bir karakterdi ama o da çok güçsüzdü. Zaten çok zor okudum ayrıntı vermeyeceğim. Benim tarzım ve beklentim bu yönde değildi. Yazacak pek bir şey de bulamıyorum zaten. Oldukça hevesle aldığım bir kitaptı oysa. Beğenmedim.

Sule

Kararsız karakteri hayatına yansımış, belli bir zevki asla olmayan, her şeyden biraz seven, yeri geldiğinde realist, genellikle sürrealist bir kişilik. Tanıdıkları hayal aleminde yaşadığını söylese de, bir dünyalı parçası.

Yorum yapılmamış

Cevap Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.