The Wicked King – Holly Black (Kitap Yorumu)

 

 

Daha kitap yayınlanmadığı için, diğer yazılarım gibi bol spoilerlı bir yazı olmayacak bu seferki. Holly Black’i tanıyan, ya da Zalim Prens’i okuyan zaten bu kitabın da ne kadar iyi olduğunu az çok tahmin edebilir ancak  The Wicked King…

2019 yılı kitaplarının çıtasını baya yükseltecek gibi. Yıla böyle bir kitapla başlayanlar diğer kitaplardan nasıl ve ne kadar zevk alcaklar bilemiyorum.

Kaldı ki oldukça beklenen kitaplar var. Marie Lu, Leigh Bardugo, Sarah J. Maas ve nicelerinin yeni kitaplarının da beklemesindeyiz malum.

İçeriğe dair…

Tahtta Cardan’ın olduğunu biliyorsunuz. Epey siyasi olaylar dönüyor taht etrafında ve Cardan’ın kendine seçeceği eş daha ilk bölümlerde olay oluyor. Bunu bir müttefiklik anlaşması olarak görmek isteyen çok topluluk var.

Kardeşlerin çekişmesi, üvey yeşil peri babanın kendi planları ve kontrol etmesi imkansız bir kral ile uğraşan Jude’un işi zor.

Oak tahta geçene kadar o tahta ne olacağı belli değil ve kitabın sonundan sonra neyin ne olacağı belli değil. Arc yorumlarındaki tepkileri de gördüyseniz herkes şok.

Kesinlikle beklenmedik bir son değildi ama..

Holly Black’in sağ gösterip sol vuran ama en sonunda size istediğinizi veren bir tarzı var gibi. Yani başta olabilecek en kötü şekilde süründürüyor karakterleri, müttefikine bile sadık olmuyorlar ve seçebilecekleri en kötü seçenekleri seçiyorlar.

Güç istemeyip, sonradan güce aç olabiliyorlar.

Ama dediğim gibi kendisi sağ gösterip sol vurmayı seviyor ve ben de kendisini seviyorum yani beklediğim gibi bir son verirse bizlere çok daha hoş olabilir.

Kitap yayınlandıktan sonra Queen of Nothing hakkındaki düşüncelerimi de yazacağım buralara bir yere.

Queen of Nothing demişken…

Daha The Wicked King yurtdışında bile yayınlanmamışken Holly Black geçenlerde final kitabını bitirdiğini söyledi. İnsan nasıl beklesin onu 1 yıl boyunca bir kez daha?

Arc bulmak çoook zor bir şey. Çıkışına 3 ay kala bulmuştum şahsen ama malum o da bir yıl önce çoktan yazılmıştı.

 

Son olarak da;

The Wicked King’de anladım ki, insanın arzularının bir sınırı olmalı. Aza kanaat etmeyen çoğu bulamaz bile değil, elindekinden de olur. Çaktırmadan spoiler veriyorum ama ne acaba? 😀

 

 

Şu iki fanarta bayıldım. Eklemeden duramadım.

Bu çizimler de fandom sayfasında vardı ancak sürekli değişiyor.

Sule

Kararsız karakteri hayatına yansımış, belli bir zevki asla olmayan, her şeyden biraz seven, yeri geldiğinde realist, genellikle sürrealist bir kişilik. Tanıdıkları hayal aleminde yaşadığını söylese de, bir dünyalı parçası.

Yorum yapılmamış

Cevap Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.