The End of The Fucking World

 

The End Of The Fucking World, Netflix’in 2017 de patlayan bombalarından.

Kara mizah türündeki dizi yıl bittikten sonra keşfedildi gibi bir şey. Şu an gençler arasında Skam gibi ağızdan ağıza yayılıyor (ki benim sağır sultan bff’m bile duyduysa siz düşünün).

Peki neden bu kadar sevildi? Ne bunun içeriği?

Genel kitlenin neden sevdiğini bilemem ama ben korkmam gerekirken güldüğüm için sevdim.

James daha ilk dakikadan “Ben psikopatım.” dediği halde onu sevdirdikleri için,

Alyssa hiç de normal bir kız olmadığı ve gerçekten psikolojik sorunları olduğu halde zevkle izlettiği için ben diziye bağlandım.

Hepi topu 8 bölüm zaten de, ben çevremde ‘yarım bırakmam’ ile ünlüyüm 😀

Neyse dağılmayalım. Başlangıç şöyle;

Her şeyi başlatan şey Alyssa’nın çevresinden, ailesinden, hayatından sıkılıp, gidip James’e sataşmasıyla başlıyor.

James gözünü bile kırpmadan, donuk bir şekilde aynı kabalıktaki karşılığıyla Alyssa’yı etkiliyor.

Alyssa, James ile kendi içinde garip bir romantizm içerisinde sürüp giderken (elbette hiç de normal şeyler değil yaşananlar) James de onu öldürmenin hayaliyle ona katlanıyor.

Sonunda iş evden kaçmalarına varıyor ve asıl olay burada başlıyor.

 

Çok fazla spoiler vermeyeceğim. Gittikleri her yeri dağıtıyorlar ve büyük bir olayla peşlerine polisleri takıyorlar.

Bu süreçte James, aslında psikopat falan olmadığını, Alyssa da beklentilerinin ne kadar boş olduğunu ve sandığından daha da berbat bir hayatı olduğunu anlıyor.

 

Bütün bu hüzünlü sahnelerde ağlamak yerine gülerek asıl seyircinin psikolojisi alt üst ediliyor ancak bundan memnun olmadığınızı söyleyemezsiniz.

Final sahnesiyle (zaten 2. sezonun geleceği haberi yayılmış ama), ucu açık kaldığı için devam edeceğini anlıyorsunuz.

Ben her şeyin tadında bitmesi taraftarıyımdır. Umarım 2. sezon da bana aynı hisleri yaşatır ve ilk sezondan aldığım keyfi alırım.

 

The End of the Fucking World, bu güne kadar izlediğim en sıkıcı olmayan İngiliz yapımıydı.

 

 

Aslında bir aşk hikayesi… ama hiç normal değil.

Sule

Kararsız karakteri hayatına yansımış, belli bir zevki asla olmayan, her şeyden biraz seven, yeri geldiğinde realist, genellikle sürrealist bir kişilik. Tanıdıkları hayal aleminde yaşadığını söylese de, bir dünyalı parçası.

3 Yorum
  1. İzlediğim en saçma ve en dandik diziydi.

    çocukla aralarında aşkmı var çocuk gaymi anlaşılmıyor.

    1. Çocuk gay değil ya. Aralarında başta aşk yoktu çünkü çocuk kendini psikopat sandığı için kızı öldürmek istiyordu. Kız da sorunlu zaten sonunda birbirlerini seviyorlardı ama normal bir şekilde değil 😀

  2. galiba izlediğim tek kafamı karıştıran diziydi. Çünkü diziyi izlemek istiyosun ama neden bunu istediğini de bilmiyorsun aşırı sürükleyiciydi. Kısacası saçma ama güzeldi 🙂

Cevap Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.