GenelKitapWonhonland

Illuminae Dosyaları _01 – Aimee Kauffman, Jay Kristoff (Kitap Yorumu)

Kitap ama değil gibi de…

Ceketi, baskısı ve içeriğiyle kalbime bir ok fırlattı Illuminae dosyaları. Bir de ebatı büyük, bildiğin ponçik bir görüntüsü var. Verdiği dosya hissini sevdim.

 

“O zaman şampanyayı patlatıyorum…”

Illuminae, tanıtımında da belirtildiği gibi BeiTech adlı evrenin dört bir yanına dağılmış bir şirketler topluluğunun rakip firmasının kaçak madenlerine yaptığı saldırıyla başlıyor. Bu olayları tabi hikaye tarzı bir anlatımla değil, Kerenza adlı gezegenden sağ kurtulan Kady ve Ezra adlı iki ana karakterin sorgularında anlattıklarından öğreniyoruz.

İkisi eski sevigililer ve başta röportaj sırasındaki hafif düşmanca tavırları size espritüel bir ilerleyiş sergileyeceğini düşündürüyor kitabın. Ki evet diyalogların çoğu öyle. Epey alaycı.

Betimlemesiz oldukları için epey samimi görünüyor.

Ancak kitap dökümanlardan oluşan bir dosya şeklinde olduğu için, çoğunlukla resmi ve askeri belgelerle ön plana çıkıyor.

Ve Aidan…

Aidan, yani yapay zekanın veri çekirdeğinden gelen bilgiler de epey yer ediniyor dosyalar arasında. Günümüze dair korkuların yanında benim geleceğe dair açık ara en korktuğum şeylerden biri de; yapay zeka.

Illuminae, bu korkuma tuz biber eken sahnelere baya ev sahipliği yaptı doğrusunu söylemek gerekirse.

Aidan’ın sebep olduklarını söyleyemem tabii, spoiler olur çünkü ama , bazı bookstagramlarda gördüğüm yorumlarda falan kendisinin baya sevildiğine dair yorumlar gördüm.

Dürüst olmak gerekirse hakkında ne düşünmem gerektiğini bilmiyorum ben. Çünkü tamirci bile gerektirmeden kendi kendini yenileyebilmesi falan başlı başına ürkütücüyken, Aidan’a kişilik de verilmiş. Bazı duyguları insanlar gibi anladığını düşünüyor. ( Ay günlüklerindeki İko gibi düşünemiyorum kendisini. Maalesef.)

Sürekli, “merhametli değil miyim?” demesi ve yaptıklarının sonuçları, ne kadar yakın olsa da insan olmadığını gözler önüne seriyor.

Bir de Kady’e karşı “hissettiği”  yakınlık? arkadaşlık? sevgi?… dilim (klavyem) varmıyor ama…aşk??

Olamaz sanırım öyle bir şey.

Olmasın lütfen çünkü. İmkansız aşkın da bir sınırı var.

Illuminae’de Kady üzerinde daha çok durulduğunu düşünüyorum. Ezra’da ana karakter elbette. Diğer kitaplarda daha ön planda olacaktır, sonuna bakılırsa.

Son olarak beni en çok rahatsız eden noktaya değinmek istiyorum.

Şu virüs. Phobos.

Yani neden? Ne gerek vardı? Bir bilim-kurguya niye zombi işini de karıştırdınız? Biliyorum harika bir biyolojik silah bu. Ama elinizde yeterince trajik olay varken bu şart mıydı?

 

Evet, kitap harikaydı. Verdiğim parayı sonuna kadar hak etti. Devam kitaplarını da çıktığı gibi alacağım. Jay Kristoff hiç okumadım çevirilmiş romanı olmadığı için daha önce ama Aimee Kouffman’ın , Maegan Spooner ile yazdığı bir seriyi okumuştum. Ezra bana biraz Benim Uzak Yıldızım’daki ana karakter olan asker Tarver’i  anımsattı.

O kitapta da Illuminae gibi ara ara sorgular oluyordu ve açıkçası en sevdiğim bölümler oralardı.

Kısacası… I love it. 😀

 

About author

Kararsız karakteri hayatına yansımış, belli bir zevki asla olmayan, her şeyden biraz seven, yeri geldiğinde realist, genellikle sürrealist bir kişilik. Tanıdıkları hayal aleminde yaşadığını söylese de, bir dünyalı parçası.
Related posts
FilmGenelKitapSinema

The Sun is Also a Star Filmine Dair

DiziGenelSinemaWonhonland

En iyi 10 Marvel Dizisi

DiziGenelSinemaWonhonland

Kore Dizisi Önerileri (2019)

GenelKitapWonhonland

The Wicked King - Holly Black (Kitap Yorumu)

Bizimle Yazmak İster Misin?
Mail ile kendini tanıtman yeterli :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir