GenelKitapWonhonland

Egomanyak – Vi Keeland

 

 

Egomanyak;

 

Egomanyak, daha önce yorumunu girdiğim Patron adlı kitabın yazarının bir diğer kitabı. Aynı seriye dahiller mi diye baktım ama okuduğum kadarıyla da buna gerek yoktu zaten.

Sadece kapak konseptleri benziyor yapı olarak. Karakterlerin ilk kitapla alakası yok. Belki bir yan karakterin hikayesi işlenebilirdi ama Patron’dan hatırladığım kadarıyla devam edilesi bir yan hikaye de yoktu doğrusu.

Evet! Egomanyak ilerleyiş ve geri plandaki hikayeler açısından yazarın diğer kitabına cidden benziyordu.

Yani aynı kişinin yazdığını rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Bir de Susan Elizabeth Phillips’in eserleri kadar olmasa da aynı şablon üzerinden giden bir eser izlenimi vermedi diyemem.

 

Şöyle ki;

İlginç bir karşılaşma.

Birbirinden etkilenme.

Garip bir arkadaşlık.

Sözde duygusuz cinsel ilişki.

Sonra araya giren duygular, kıskançlık…

Geçmişin araya girdiği kısım.

Ayrılık/kötü bir olay.

Mutlu son.

 

Yani bu türün, aslında kitabın dahil olduğu genel kategorinin bir şablonu desek yeri var. İlginç bir işleyiş, güzel diyaloglar ve çekici karakterler bu kitapları birbirinden ayırıp, okuyucuya zevkli bir okuma olanağı sağlıyor sonuç olarak.

Asıl olaya, Egomanyak’ın içeriğine gelecek olursaaam…

Kitabı cidden sevdim. Sınav haftamda, bir gün içinde bitirmem, ve uzun zamandır elimdeki kitapları bitirememem gibi etmenler ele alındığında… bunun büyük bir olay olduğunu bilmelisiniz yani.

Drew, zengin, başarılı ve eh olmazsa olmaz mükemmel erkek 3’lü paketine dahil olarak yakışıklı bir erkek.  Ve genç. Bakın bu ekstra ama oldukça çekici bir özellik.

Emerie de çekici, zeki ve tatlı bir kadın.

E böyle bir çift bir araya gelince zaten gelsin bir ödül adaylığı.

Şu an Goodreads’de Best Romance kategorisinde aday olan bir kitaptan bahsediyoruz.

Yani kitabın iyiliğine laf edecek halim yok ve 200 küsür kelimedir bunu söylüyorum.

Neyse benim olayım zaten içerik. Yani yaşananlar.

 

Malum tanışma zaten, Egomanyak’ın arka kapağında Emarie’nin ağzından anlatılıyor. Drew’un gecenin bir yarısı beklenmedik şekilde onu orda bulması… dolandırılması…

Şimdi fark ettim de o dolandırıcı meselesi yeşillendirilmedi.

(Ya da hızlı okuduğum için ben kaçırdım bilmiyorum.)

Drew, her kadının hayallerini süsleyecek bir erkek olabilir ama ağzı çok bozuk ve sapık.

Kişisel olarak tek rahatsız olduğum kısım bu ancak o da benim terbiyesizliğim. Millet bu kısımlar için okuyor çünkü. 😀

Emerie sorun etmedikten sonra benim ne haddime..

İşte Drew, bu dolandırılma meselesinden sonra, kendisini de şaşırtarak aynı ofisi paylaşmayı öneriyor ve Emarie de kabul ediyor. Devamında da yarı sekreter yarı psikolog olarak orada çalışmaya başlıyor.

Bir boşanma avukatı ve evlilik danışmanı..

Ne kadar da uyumlular değil mi?

Drew bu konuda sürekli üstüne gidiyor ve Emerie de deliriyor. Sürekli atışmak gibi bir özellikleri gelişiyor.

Çok spoiler vermek istemiyorum ama, Drew sadece erkek müvekkil kabul ediyor ve aldatan kadınlardan nefret ediyor.

Bunun sebeplerini kendiniz keşfedin diyeceğim ama eski karısına da değineceğim için bir sebep ortaya çıkıyor zaten.

Evet. Kitabın ortalarında bir yerde konu tamamen Beck’e kayıyor ve onun velayeti için verilen savaş söz konusu oluyor.

Kitapta bolca yer edinen cinsellik kısmını epey üstü kapalı geçtiğimi fark etmişsinizdir.

Çünküüü ben utangaç bir kızım. dcfhjf

Sonuç olarak, keyifli bir kitaptı. Çok romantik değildi ama yer yer tatlıydı.

Maalesef etrafımda kalpleri göremedim ama o benim masum yapım yüzündendir.

Ben daha çok Türkan Şoray kuralları romantizmi insanıyım ama bunlar da okutuyor işte kendini rfytugıj

 

Not: Söylemeden geçemeyeceğim. Kitap evlat edinilmek ile ilgili çok tatlı kısımlara sahipti. Bir çocuğun ebeveyni olmak onu sadece dünyaya getirmekten ibaret değildir kesinlikle. Onu sevdiğin sürece senin öz çocuğundan ne farkı olabilir ki?

 

Yetişkin kitaplarında Vi Keeland, benim için artık çekici bir yazar. Dilimize kazandırılan kitaplarını okurum yani. Siz de okuyun. Neden okumayasınız ki? 😀

 

About author

Kararsız karakteri hayatına yansımış, belli bir zevki asla olmayan, her şeyden biraz seven, yeri geldiğinde realist, genellikle sürrealist bir kişilik. Tanıdıkları hayal aleminde yaşadığını söylese de, bir dünyalı parçası.
Related posts
FilmGenelKitapSinema

The Sun is Also a Star Filmine Dair

DiziGenelSinemaWonhonland

En iyi 10 Marvel Dizisi

DiziGenelSinemaWonhonland

Kore Dizisi Önerileri (2019)

GenelKitapWonhonland

The Wicked King - Holly Black (Kitap Yorumu)

Bizimle Yazmak İster Misin?
Mail ile kendini tanıtman yeterli :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir