Bloodwitch – Susan Dennard (Preview Excerpt Yorumu)

Öncelikle Ne Bu Preview Excerpt?

Kitaptan bir kısım. Bloodwitch için ise bir alıntıdan fazlası. Elime geçen ARC gibi bir şeydi neredeyse. (Thank you very much Netgalley.)

Bloodwitch’in 166 sayfası, 20 den fazla bölümünü okumuş oldum kısacası. Ve aklımda hep devamında ne olacağı sorusu dönüp duruyor.

Bu yılın en çok beklediğim kitabı…

Ağustos ayında Windwitch’i tekrar okuduğumdan beri, aklım hep 3. kitaptaydı. Adı bile beklemem için yeterliydi zaten, odak noktası Aeduan olunca, haliyle…

Sanıyorum ki Eylül ayındaydı, kitap ön siparişe sunuldu ve ben Book Depository’den siparişimi verdim. Öyle bir bekliyorum ki siz düşünün yani. 74 gün var ben bunları yazarken.

İçeriğe değinmemem öğütlenmiş durumda…

Gelen mailde kitap çıktıktan 2 hafta sonrasına kadar spoiler vermeyin demişler. (Zaten Türkiye sınırları içinde bu kitabı benim kadar bekleyen bir Allah’ın kulu varsa şaşarım.) Kendimi zor tutarak vermeyeceğim spoiler, tamam.

Ancak şunu çıtlatayım, Aeduan hiç de duygusuz biri değil. Zaten belliydi de okuması da epey keyifli oluyor.

İçeriğe dair üstü kapalı olarak da şöyle diyeyim; siyaset ve dostluk ve Windwitch’de ele alınan pek çok durum hala devam ediyor. Çözüme ulaşılmış olabilir elbet de ben malum sadece yarısını okuyabildim. Kitap resmi olarak bir çıksın buralar spoiler dolacak da… Bekliyoruz.

Şikayet edebileceğim tek yanı

Kurgu ve karakterler çook hoşuma gidiyor. Boş bir genç yetişkin serisi değil bu. Game of Thrones kadar dev fantastik bir eser değil belki ama rahat okunuyor ve içinde barındırdığı dünya gerçekten güzel. En azından gözümde canlanan dünya bence güzel. 😀

Evet şikayet ettiğim kısmı, yavaş oluşu. Küçük küçük bir sürü olay ve sahne var. Zaten 6 kişinin bakış açısı var hepsinin olayı ayrı ayrı ilerliyor. Her biri ayrı yerde ve bu yüzden tek bir karakterin hikayesi tam anlamıyla bir yere varmıyor.

En basitinden Windwitch’te geçen süre 2 veya 3 günü falan kapsıyordu. Bloodwitch de önceki kitabın sonundan, 2 hafta sonrasında geçiyor ve muhtemelen o da bu kadarını içerecek. Yanılmıyorsam, okuduğum sayfaya gelene kadar geçen süre 1 günü ancak doldurur.

Bu yazımda bekleyişimi dile getirmek istemiştim.

Netgalley’e tekrar teşekkür ediyorum. Resmen şu kitaba dair azıcık bişey de olsa okumak için kendilerine yalvarabilirdim.

Bekleyişimi dile getirdiğim bu içeriği içerik olmayan yazımın sonuna geldim. Bence hazır ülkemizde de çevirilmiyorken devamı alın Doğruluk Cadısı’nı okuyun. Devamını okumak için İngilizce öğreniyorsunuz. Tam bir motivasyon sebebi değil mi??

Not: Serinin dizi olma şeysi vardı sahi. İhtimali mi desem? Kesin değil çünkü. Bir yapım şirketi almış haklarını ama plan program var mı bilmiyorum. 2020 olabilir, belki, tahminen…

Sule

Kararsız karakteri hayatına yansımış, belli bir zevki asla olmayan, her şeyden biraz seven, yeri geldiğinde realist, genellikle sürrealist bir kişilik. Tanıdıkları hayal aleminde yaşadığını söylese de, bir dünyalı parçası.

Yorum yapılmamış

Cevap Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.