Aşk ve Dondurma – Jenna Evans Welch (Kitap Yorumu)

Aşk ve İtalyan dondurması…

İnsanların İtalya’ya geldiklerinde kalmak için 2 sebebi…

Aşk ve Dondurma kitabı o kadar tatlıydı ki, adının hakkını sonuna kadar verdi. Zaten farklı ülkelere seyahat içeren kitaplara bayılırım. Buna biraz yaz aşkı ve gizem ekleyin…

Gelato gibi, tadından yenmez.

 

Konusu…

Lina yaz tatilini geçirmek için Toskana’daydı fakat o hiç de İtalya’nın ünlü yazları ve güzel manzarası için hevesli değildi. Orada olmasının tek sebebi, annesinin ölmeden önceki son dileğiydi: Lina’nın, babasıyla tanışması. Fakat ne tür bir baba on altı sene boyunca kızının hayatına hiç dahil olmazdı ki? Lina’nın tek dileği eve dönmekti.

Fakat bir gün, annesinin İtalya’da yaşarken tuttuğu bir günlüğü okumaya başlayınca Lina, gizli aşkların, sanatın ve saklı pastanelerin büyülü dünyasını keşfetti. Yanında, inanılmaz karizmatik Ren’le beraber annesinin peşinden, fazlasıyla uzun bir süredir saklı kalmış sırları ortaya çıkarmaya başladıkça Lina’nın annesi, babası ve hatta kendisi hakkında bildiği her şey değişecekti.

İnsanlar İtalya’ya aşk ve dondurma için gelirdi ama bazen çok daha fazlasını keşfederlerdi.

 

Kitabın atmosferi kesinlikle oralarda bulunmuş birinin bakış açısından aktarılmıştı, belliydi. Sanatsal minik hikayeler ve ünlü pek çok eserin tasfiriyle de desteklenmiş anlatım, boş bir kitap izlenimini yok ediyordu ayrıca.

(Tek beklentim, Lina’nın da sanattan biraz nasibini almasıydı ancak o daha çok sporcu çıktı.)

İçeriğe gelirsem, başta baya ergen bir kızın bakış açısına katlanacağımı düşünmüştüm aslında. Kızın annesi kanser, kaçınılmaz olarak da ölüyor zaten. Annesi ölmeden önce İtalya’ya gitmesini vasiyet edip, göçtüğünde, açıkçası oraya gidip babasına triple yaklaşacak diye bekledim.

İyi ki öyle olmadı.

Hikaye çok daha farklı ilerlemeye başladı. Lina önce annesinin günlüğünü buldu ve yavaş yavaş, yaşayarak okumaya başladı.

Ren, uzun adı Lorenzo, ile tanışmaları da oldukça sıradan oldu ve bir ekip olmaları da beklenmedik değildi. (Lorenzo’nun ailesi oldukça tatlıydı, daha fazla görmek isterdim şahsen.)

Kasaba’daki az sayıdaki yaşıtlar da sevimli bir arkadaş grubu oluşturuyordu. Onları da daha çok tanımak isterdim.

Hiç tanımasaydık keşke diyeceğimiz insanlara inat, bunları tercih ederdim yani…

Bence kitap çok eksik kaldı. Evet, devam kitabı var ama Addie’nin gözünden anlatılıyor ve İrlanda’da geçiyor. Adı da Love & Luck.

Addie, Lina’nın en yakın arkadaşı bu arada. Amerika’da kalan.

Kitap zaten hepi topu, 5 günü mü bir haftayı mı ne kapsıyor. Ne ara aşk meşk oldu, nasıl bu kadar olay oldu, sırlar nasıl böyle döküldü açıkçası çok slow yaşayan benim için zor şeyler bunlar.

Gerçi kitabın bir kısmı da günlükteki olaylardan hareketleniyor zaten. Kızın annesinin 20’leri anlatılıyor.

Spoiler vermemek için Aşk ve Dondurma yorumumu daha fazla uzatmıyorum ama bence bunu okuyun. 2. Kitap için gün sayıyorum ben. İrlanda atmosferine Beni Orada Bulacaksın, adlı kitaptan aşinayım ve çevirilmesini beklemeden mart ayında İngilizce alıp okumayı planlıyorum.

O kadar sevdim yani!

Gelato dediğimiz ilah…

 

 

Ah bee… Bi de bunlara bakarken diyetteydim. Diyetteyim hala bakıyorum. :((

Sule

Kararsız karakteri hayatına yansımış, belli bir zevki asla olmayan, her şeyden biraz seven, yeri geldiğinde realist, genellikle sürrealist bir kişilik. Tanıdıkları hayal aleminde yaşadığını söylese de, bir dünyalı parçası.

Yorum yapılmamış

Cevap Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.